Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 ... 34 >>

28. 06. 09

Permalink 10:06:24, by burku Email , 348 words   Turkish
Categories: filim

Quentin Tarantino Yücedir! Death Proof Güzeldir!

Quentin Tarantino'ya Pulp Fiction'u izlediğimden beri hastayım.O filmi en az üç kere izlemişimdir. Şimdi sevdiğim diğer filmleri olan Rezervuar Köpekleri'nden veya Four Rooms (Man from Hollywood kısmı)dan değil de Death Proof'dan bahsederek bu adamı göklere çıkarmayı planlıyorum.

Death Proof'un sonlarına doğru Quentin Tarantino'nun müthiş bir sanatçı olduğunu ve zaman geçtikçe daha da iyiye gittiğini, daha güzel film yaptığını düşündüm. Sanatçı insanı diğerlerinden ayıran, yarattıklarının karakteristik olmasıdır zaten.

Eser sayısı arttıkça özellikleri daha da belirginleşiyor. Bu şu demek: adam bazı şeyleri seviyor, bunları kullanmaktan da zevk alıyor.

Tarantino'nun Death Proof'a bağlı olarak sevdiği ve kullandığı bazı şeyler ise şöyle...

--Lee karakterinin kıyafeti.. Sarı ve yanlarda siyah çizgileri var. Kill Bill'de Uma Thurman'ın giydiği renkler ve tarz..

--Tarantino'nun oynadığı karakterin söylediği "tasty beverage" (lezzetli içecek) lafını Four Rooms'daki Man From Hollywood'da yine Tarantino'nun oynadığı karakter ve Pulp Fiction'daki Samuel Jackson'un Jules karakteri de söylemektedir.

--Zoe Bell kendi dublörlüğünü yapmıştır. Kill Bill'de de Uma Thurman'ın dublörlüğünü yapmaktadır.

--İkinci bölümde kızların kafeteryadaki muhabbeti tek defada çekilmiş ve 7 dakika sürmüş.

--Red Apple sigaraları Tarantino'nun imzasıdır denilebilir.

--Filme eski ve yıpranmış görüntüsünü veren çizikler bilgisayarla değil elle yapılmış.

Bunun gibi filmle ilgili bir sürü ayrıntıyı İngilizce olmak suretiyle buradan edinebilirsiniz.

Pulp fiction'da ve Kill Bill'de hikayelerin çok önemli bölümlerinde intikam teması işlenmiştir. Death Proof'da da bu kokuyu yoğun olarak almak mümkün.

Tarantino'yu ne zaman görsem neşeleniyorum. Bu da başka bir ayrıntı..

Belki daha sonra en sevdiğim film olan Pulp Fiction hakkında da yazarım. Ama bu bölüme bir kıyak link eklemek istiyorum. Samuel Jackson'un dehasıdır. Bu sahneyi seyretmemiş bir insan tam olarak yaşıyor denemez hatta :)

13. 06. 09

Permalink 16:26:50, by burku Email , 384 words   Turkish
Categories: filim

Operation Walküre (2008) & Nazi Çılgınlığı

Hitler'e yapılan suikastı anlatan film.

Hitler Almanya'sıyla ilgili filmleri, belgeselleri izlediğim zaman çok şaşırıyorum. Koskoca milletin beyninin bir deli adam tarafından bu kadar başarılı şekilde yıkanması hayret verici. Dünyayı ele geçirmek istiyor ve etrafındaki insanlar ona tapıyor.

Ama bu tabiki benim fikrim. Yoksa bugün bile kitleleri her tür fikir doğrultusunda motive edebilmek mümkün. Yetenek meselesi...

Ve tabiki karşı gelen, dur demek isteyenlerin ortaya çıkması kaçınılmaz.

Ben bu suikastın belgeselini de izlemiş ve "tüh" demiştim. Film çok başarılı. Ne olacağını bildiğim halde gerildim, heyecanlandım. Stauffenberg'in yerinde olsam yapabilir miydim acaba diye düşündüm.

İnsan Hitler'e şanslı p.venk demekten kendini alamıyor. Adam ölmek bilmiyor yahu...

Hitler'in son günleri ve sığınaktaki ölümünün hikayesini anlatan Downfall -Der Untergang (2004) - filmini de izlemiştim. Propaganda bakanının karısı Magda Goebbels'in çocuklarını zehirleyişi de ayrı bir çıldırış hikayesiydi...

Sophie Scholl: The Final Days (2005)'i de bu toplu deliliğe karşı çıkanların başına neler gelebildiğini gösterdiği ve kişiyi derin streslere soktuğu için tavsiye ediyorum.

Walküre'ye geri dönersek, tanınmış, iyi oyuncular, güzel performanslar. Tom Cruise yaşlandıkça güzelleşen ve güzel filmlerde oynayan bir adam. (bkz. Son Samuray) Sağlam bir aktör daha söylemem gerekirse Underworld: Rise of the Lycans'daki Viktor'u hatırlayınız, o da var...

Walküre Wagner'in 1870'de yazdığı dört bölümden oluşan Der Ring des Nibelungen operasının ikincisi.

RichardWagner
Richard Wagner

Walküre - Valkyrie :
Valkür. İskandinav mitolojisinde Odin'in yardımcısı olan ve ata binen savaşçı bakire imiş. Savaşta kimin öleceğine karar verirlermiş. Öldükten sonra bu kahramanları Odin'in yönettiği Valhalla adlı katliam dehlizine getirirlermiş.
Daha ayrıntılı bilgi burada..

Wagner'i seven Hitler kendisi öldükten sonra ne yapılması gerektiğini anlatan Walküre adında bir operasyon hazırlatmış. Abiler suikast planını bu operasyon etrafında şekillendirmişler.

Ne yazık, bu çabayı gösteren adamları hiçkimse hatırlamıyor, Hitler'i ise unutmak imkansız!

Stauffenberg
1944'de Hitler'e suikast düzenleyen Claus von Stauffenberg

31. 05. 09

Permalink 15:32:04, by burku Email , 247 words   Turkish
Categories: çiziktirik

Mutluluğun resmini Abidin mi yapmış?

1913'de İstanbul'da doğup 1993'de Paris'de ölen bir solcumuz, şairimiz, ressamımız kendisi. Rusya'da sinema eğitimi görmüş. Paris'de Picasso'la arkadaşlığı olmuş, hatta resimleri de bir süre Picasso resimlerine benzemiş. Fransa, Cezayir, Amerika'da sergi açmış.

Şöyle resimleri var..

Ne Abidin Dino ne de Picasso'nun resimlerinden birşey anlamıyorum. Ben kalkıp böyle resimler yapsam "hadi len" derler bana eminim. Farklı bir çevre ve olgunluk gerektiriyor olmalı...Bilmem...

Ama asıl olay bu değil... Bir arkadaşım zırt pırt "Nazım Hikmet, Abidin Dino'ya bana mutluluğun resmini yapabilir misin? demiş, o da oturmuş bu resmi yapmış" deyip, aşağıdaki resmi gösterip dururdu. Ben de daha önce Abidin Dino'nun resimlerini görmediğim için bunu doğru zanneder, "vay anasını ne güzel resim, hakkaten çok mutlular" diye saf saf düşünürdüm.

Meğer alakası yokmuş :>> Böyle bir soru varmış ama sevgili Abidin bu soruya bir şiirle cevap vermiş, o şiirde de ancak dostu Nazım Hikmet'in memleketine dönebildiği zaman mutluluğun resmini yapabileceğini hatta bu resme tuval bile yetmeyeceğini anlatmaktaymış.

Birisi de nereden uydurduysa Dianne Dengel adındaki ressama ait olan bu resmi bulup bir de altına Abidin Dino yazıp ortalığa salmış bizim millet de inanmış.Hehehehehe...

Dianne Dengel'in çalışmalarını sitesinden görebilirsiniz. Gördüğünüzde anlayacaksınız ki kadıncağızın tüm resimleri birer mutluluk resmi :)

27. 05. 09

Permalink 21:23:25, by ertan Email , 671 words   Turkish
Categories: Coding, Öfkeli Coder

VB.Net Üzerine

Bu tarihlerden yaklaşık 8 yıl öncesinde Microsoft .Net adında bir platform çıkaracağını duyurduğunda üzerinde en çok durulan konulardan biriside o zamanlarda var olan VB projelerinin yeni platform'a fazla değişiklik yapmadan upgrade edilebileceğiydi.

Ufak tefek problemler dışında bu sözlerinde durdular da, şu anda Microsoft'u bulunduğu yere getiren VB'ye sadık kalarak şu anda da .Net içerisinde VB kullanabiliyoruz.

Ancak VB'ye ait hafıza yönetimi, object oriented gibi kronik problemlerden bazıları da .Net içerisine taşınmış oldu. VB 6 üzerinde çok fazla proje yapmış birisi olarak bu tür problemlerden uzak durabilmek için başından beri .Net içerisinde VB kullanmaya pek sıcak bakmadım.

Bu 8 yıl içinde IDE içerisindeki bana garip gelen özellikler dışında üretilen kod gibi çok fazla detayına girmedim ancak yakın bir arkadaşımın VB.Net üzerindeki projesinde memory problemleri çıktığı için detaylarla uğraşınca boşuna endişelenmediğim ortaya çıktı.

VB ile 5-6'dan fazla form olan bir proje üzerinde çalışıyor iseniz benzer sorunlar sizinde kapınızda olabilir.

Neler oluyor ?

Öncelikle VB syntax'ına çok alışık olmadığım için örnekleri c# ile veriyorum, umarım anlaşılır olur.

VB ile yeni bir proje açtığınızda projenizde görmediğiniz MyProject adında bir class tanımlanıyor ve bu class ile proje içerisindeki kaynaklara erişiyorsunuz. Tanımı aşağıdakine benzer halde;

Code:

internal sealed class MyProject
{
    internal static MyApplication Application { get; }
    internal static MyComputer Computer { get; }
    internal static MyForms Forms { get; }
    internal static User User { get; }
    internal static MyWebServices WebServices { get; }
}

Bu class sayesinde geliştirme yaparken gerekecek kaynaklara erişim sağlanıyor. Proje içerisindeki tanımlanan formlara da Forms üzerinden ismi ile erişilebiliyor. Örneğin "Login" isimli bir form'unuz var ise MyProject.Forms.Login.Show() diyerek login penceresinin gözükmesini sağlıyorsunuz.

Ancak sorun şu ki MyForms class'ı projeyi derlediğinizde otomatik üretilen bir class ve Login penceresi için aşağıdaki kod üretiliyor.

Code:

internal sealed class MyForms
{
  public frmLogin m_frmLogin;
  public frmLogin Login
  {
      get
      {
          this.m_frmLogin = Create__Instance__<frmLogin>(this.m_Login);
          return this.m_frmLogin;
      }
      set
      {
          if (value != this.m_frmLogin)
          {
              if (value != null)
              {
                  throw new ArgumentException("Property can only be set to Nothing");
              }
              this.Dispose__Instance__<frmLogin>(ref this.m_frmLogin);
          }
      }
  }
}

Bu koddan anlaşılacağı üzere de Login penceresine 1 kez erişildiğinde uygulama kapanıncaya kadar hafızada kalmak zorunda ve bu class üzerinde referans'ı taşındığı için garbage collector tarafından da toplanamıyor.

Bu yüzden uygulama belirli bir süre kullanıldıktan sonra hafıza kullanımı giderek artmaya başlıyor. Bu sorunu çözmek adına uğraşsamda otomatik üretilen bir kod olduğu için müdehale edemiyorsunuz.

Çözüm

Henüz uygulamış değilim ancak olası tek çözüm MyForms üzerinde m_frmLogin public olarak tanımlanmış, henüz erişim olup olmadığı konusunda fikrim yok ancak olası tek çözüm reflection ile MyForms'u taramak gibi gözüküyor.

Biraz hack tipi bir çözüm ancak null olmayan ve ekranda gözükmeyen tüm m_frmLogin tipi değişkenleri zorla dispose edecek bir kod eklemeyi düşünüyorum. Eğer sorunsuz olarak çalışırsa bu yazıyı güncelleyerek buraya eklerim.

Sonuç

VB.Net eski uygulamaların yeni platform'a taşınması için bir kapı idi ancak bu kapıyı artık kullanan kimse kalmadı, yeni başlayan ve ortalama ve altı ağırlıkta uygulama geliştirmek için hazırlanmış bir dil, özet olarak hızlı sonuç gerektirmeyen ciddi uygulamalar için kullanılmasını tavsiye etmiyorum.

Evet syntax'ı biraz daha karışık ama eski alışkanlıkları bırakıp yerine daha ortak kullanımı olan c temelli, yazdığınız kodun gözüktüğü gibi çalışacağını bildiğiniz .Net'in doğal dili c# ile geliştirme yapmanızı tavsiye ederim.

17. 05. 09

Permalink 16:36:25, by burku Email , 150 words   Turkish
Categories: İstanbul'da hayat

Enki Bilal Sergisi

Sergisi olmasaydı bu adamı tanımam gecikebilirdi. Bu da hoş olmazdı. Cehalet kötü, öğrenmek güzel.

Müthiş resimleri var. Ben bu resimleri ilk gördüğümde aklıma ilk gelen Kenan Yarar oldu. Ben onu tek zannediyordum... Meğer bir numara bambaşkaymış.;D

Azmettim ve bu sergiye sanattan anlayan bir arkadaşımla gittim. Onun yorumu, eserlerin biraz rasgele yerleştirilmiş olması, açıklama yazısında dünyanın gidişatıyla ilgili klişelerin bulunduğu ve çerçevelerde ışığı yansıtan cam kullanılmaması gerektiğiydi.

Ben ise ağzımdan salyalar akmakta olduğu için herhangi bir eleştiride bulunamadım. Ne çizimler, nasıl renkler, nasıl karakterler vay, vay, vay... Cennet gibiydi.. Taksim'de Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu'nda 14 Haziran'a kadar görülebilir. Türk bir hayranı olan Cem Şerbetçi'nin çabalarıyla gerçekleştirilmiş. Sağolsun... Fotoğraflar çektim. Buyrun.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 ... 34 >>

July 2009
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
 << <   > >>
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    

This blog contains all user blogs in rdg network

Search

The requested Blog doesn't exist any more!

XML Feeds

blog soft