Pages: << 1 ... 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 ... 38 >>
Internet Explorer'a biraz da iyi davranmaya karar verdim. Ama bu kararı boşuna vermedim . IE 8 Beta 2'yi denedim biraz. Tablo sorunlarını halletmiş görünüyorlar.
Ayrıca tebrik etmek istiyorum. Anca 8. versiyonda doğru dürüst bir web developer yapmayı başarmışlar. Üstelik HTML'i editletiyor! Her ne kadar ayrı pencerede açılıp Firefox'un kullanım rahatlığına ve detayına henüz erişememiş olsa da içinde color picker barındırması hoşuma gitmedi değil
IE'de sayfa üzerinden HTML değişikliği yapılabilmesi önemli bir olay. Bizim için cross browser işkencesini bir nebze azaltıyor.
Ama Firefox'a rakip olmak mı? Hah...
Firefox'u sevmek tamamen kişisel bir tercihtir. Kullanmak tercihe bağlıdır, bilgisayarınıza Windows ile birlikte gelmez. Mozilla'nın insanlığa armağanı diyebiliriz 
Firefox kullanmayan kişi kendisine web tasarımcısıyım diyemez. Web Developer ve özellikle de Firebug hayat kurtaran eklentilerdir. HTML'i sayfa üzerinde editletebilen başka bir browser yoktur.
Bu yüzden hastasıyım.
Benden nacizane bir destek sayın Mozilla...
İndirin, indirtin, yaşasın özgür internet!!! 
Ben neden artık hiç web hakkında yazmıyorum. Hatta ben neden habire firefox hakkında yazmıyorum
Bugün kazayla işyerimde IE8 Beta'yı kurdum. Kullanmaya çalıştım. Uzun sürmedi. Neyse ki Explorer 7'ye dön diye buton koymuşlar da o berbat browserdan kurtuldum.
Ki Explorer'ı sadece onu bilinçsizlikten zorunlu olarak kullanan çoğunluğu dikkate alarak sayfanın nasıl göründüğüne bakmak için açıyorum.
Bu adamlarım IE 8 Beta ile ne yapmaya çalıştıklarını anlamadım. Beta'da sorunlar olmasını anlayabiliriz ama mübarek tablo yapısına bile kafa tutuyor.
Bugün bir sayfada bu browserdan kaynaklanan bir sorunla uğraştım. En sonunda colspani tanımadığını anladım ve onu kapattım. Colspan olan bir tabloda td lerin hepsini ayrı ayrı tr lere koyarak alt alta diziyor. Firefox da Beta'lar çıkardı zamanında ama bu derece kötü hatasını görmedim.
Geçmiş olsun...
Şimdi bu kehanette neden bulundum ben durduk yere? Şöyle bir teori ürettim oturduğum yerden.. Popüler kültür gözünü alt kültürlere dikmiştir, onlarla beslenmeye başlamıştır. Alt kültürler popülerleşmeye başladıkça kendi alt kültürlerini yaratmakta ve insanoğlunun sonu her halükarda b.ka batmaktadır.
Kapitalizm bizi mahvetti arkadaşlar. 90larda dünya değişmeye başladı. İnsan her zamankinden daha aç; her an herşeyi tüketmeye, hiç durmadan yemeğe başladı. Etrafındaki herşeyi çiğnemeden yutmaya başladı.
90lar dönemsizliğin başlangıcı oldu. Çoğunluk buna uydu...
Can alıcı bir soru: bundan on yıl önce gerçek bir dövme gördünüz mü? Bu gün sokakta yürürken kaç gerçek dövme görüyorsunuz? Bu yüzlerce yıllık anlı şanlı sanat ve bu ruh artık sadece bir aksesuar merakına dönüştü. Televizyonda programı bile var. Ölen arkadaşının anısına g.tüne ağlayan kız dövmesi yaptırıyor. Ahah aynı yerimle güleyim ben bu yasa. Herşey ne kadar da yoz değil mi?
Bu aralar çok sık rastladığım bir prototipten bahsedeyim.Ahanda şu:

Ben bu tipe bir mana veremiyorum. Bu saç nedir? Gene bakıyorum da üç dakikalık bi uğraş ve kıyafete insaflı davranmışım. Artık çocuklar asi bile olamıyor! Kardeşim punk mı zannediyorsun kendini? Kafanın yanlarını kazıtıp o tepedeki dikilmiş saçları kırmızıya boyama cesaretin yoksa punk değilsin! Hayalgücü sıfır.
Gelelim herkesin metalci olacağı güne. O gün çok yakın.. Lakin dünyanın eeeeennnn büyyyüüük Metal grubu Metalika'nın konserine 30bin kişi gitti Türkiye gibi bir ülkede...
Metallica'nın gayet güzel şarkıları vardır. Hatta şimdiye kadar yapılmış en gaz şarkılardan bazıları Metallica'ya aittir. Mesela One, Seek & Destroy, Whereever I May Roam.. Ama bu şarkılar 1991'den sonra tükenmiştir. 91'den beri yapabildikleri en iyi şarkı Thin Lizzy'nin "Whiskey in the Jar" coverı olmuştur. Ve bugüne gelindiğinde artık Metallica ısrarla çok kötü şarkılar yapıp duran bir pop grubu olmuştur.Neden? Popüler kültürün bir parçasıdır. O neden? Çünkü Napster'a dava açmış ve müziği değil de sadece kendini umursadığını neredeyse ilan etmiştir. Çünkü MTV Metallica'yı icon seçerek (o da herneyse ) onurlandırmıştır. ( MTV'nin Heavy Metal'le alakası ne? Heavy metal popüler kültüre mi aittir, bir alt kültür müdür? O zaman MTV alt kültürlerin müzik kanalı mıdır? )
Çünkü Jason Newsted gibi gruptaki müzikten anlayan tek adam o grupta duramamıştır.
Türkiye'deki konseri izlemedim, ama DVDde izlediğim bir iki konserlerinde hiç de öyle söylendiği gibi olağanüstü müzikal performans görmedim. Hatta Dorock'ta çıkan Murder King daha iyi diyebilirim.
Kirk Hammet'ın Joe Satriani'nin öğrencisi olduğu söylenir durur. Ben Satriani'yi canlı izledim ve üzgünüm ama sadece onun öğrencisi olmuş olma sıfatından ileri gidememiş.
Ya para ve şöhreti seçip MTV ikonu Metallica olacaksın, ya da geldiğin en yüksek noktada baktın ileri gidemiyorsun, ortadan "Master of Puppets" albümünü yapmış Metallica olarak kaybolacaksın.
Haydi arkadaşlar, tüketmeye devam....
Zeki Demirkubuz'un yönettiği üç film izledim.
Önce Masumiyet sonra Kader'i izleyin.
Masumiyet

Haluk Bilginer, Derya Alabora, Güven Kıraç. Bu filmde müthişler.Yusuf ablasının sevgilisini vurup, ablasını da yaralayarak hapiste on yıl kaldıktan sonra eniştesi ve ablasının evine giden saf bir adam. Evdeki gergin ortama dayanamıyor, bir otele gidiyor. Orada tesadüfen pavyonda şarkı söyleyip fahişelik yapan bir kadın ve onun p.vengiyle tanışıyor.
Diyaloglar ve özellikle kavgalar çok iyi. Etkileyici bir film.
Kader
Uğur, felçli babası ,mahalledeki bir delikanlıyla yatan annesi olan, Zagor'la gizli gizli buluşan bir kız. Zagor bir serseri. Bekir babasının halıcı dükkanında çalışan, sessiz kendi halinde bir genç. Bekir Uğur'la tanışıyor, ona aşık oluyor. Sonrası talihsiz olaylar zinciri ![]()
C-Blok
Bu filmi çok tutmadım. Fikret Kuşkan fena değil onun dışında içimi daraltmaktan başka bir etkisi olmadı.
Kocasıyla aynı evde iki yabancı gibi yaşayan, bunalımlı bir kadın var. Evdeki hizmetçi hiç konuşmayan hafif kaçık olan kapıcının oğluyla
münasebetsiz muhabbetler içinde
Bu dörtlü arasında olan bitenler anlatılıyor filmde..